| |
SURİYE TÜRKLERİ
Nüfus : 1.000.000
Bulundukları başlıca şehirler : Halep, Lazkiye, Şam, Telkele, Kunteyra,
Humus
İlk göç : 7-8.yy.
Bölgedeki Türk toplulukları : Suriye Türkmenleri
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar .
TARİHÇE
Suriye'deki Türkmenlerin daha 7 .ve 8. yüzyıldan beri Fırat ve Dicle
boylarına indikleri, ayrıca, Mezopotamya'dan ve Anadolu'dan Suriye'ye
göçtükleri 9. ve 11. yüzyıldan buyana bölgede yaşadıkları bilinmektedir.
Suriye Türkleri, ilk yerleşimlerinde göçebe olarak kalmışlarsa da sonradan
yerleşik düzene geçmişlerdir. Bu bölgede 1 071 Malazgirt Savaşından sonra
Aşağı ve Yukarı IA Fırat boylarında, Saltuklar, Mengücekler, Danişmendiler,
Yınaloğulları, Artuklar gibi Türk Beylikleri kurulmuştur. Halen Süleyman
Şah'ln mezarı da Suriye'de olup Türk Mezarı diye anılmak tadır.
Halep'te Türkmenlerin oluşturduğu bir büyük mahalle bulunmaktadır.Türk
dilini konuşan nüfus sayısının ise 300.000 binin üzerinde olduğu tahmin
edilmektedir.
BUGÜNKÜ DURUM
a- Lazkiye Bölgesi: Suriye'nin en büyük Liman kenti olan Lazkiye, 1950'den
sonra gelişme göstermiştir. Bunun üzerine çevrede bulunan Türkmen köy-
Ierinden çok sayıda Türk şehir merkezine göç etmiştir. Bu şehirde 265 Türk
köyü bulunmaktadır.
b- Halep Bölgesi: Osmanlı Devleti döneminde Türk nüfusunun idari merkezi
Halep'ti. Halep, sokaklarında Türkçe konuşulan bir yerdi. Türk mimari ve
sanat eserleri Halep'te oldukça çoktur.
c- Telkele Yöresi: Suriye'nin Hama-Humus şehirleri ve Lübnan sınırı arasında
kalan kısımdır. Türkmenler genellikle Humus'ta yoğun olarak yaşamaktadırlar.
d. Kunteyra Bölgesi: Burası İsrail sınırına çok yakındır. Kafkasya'dan
gelenler 1878'de buraya yerleştirilmişlerdir.
e- Şam: Şehirde Türkmenlerin oturduğu büyük bir mahalle bulunmaktadır.
Ayrıca Havran ovasında da Türkmenler vardır. Halep bölgesinde 250.000,
Lazkiye'de 190.000, Telkele'de 70.000, Kunteyra yöresinde 11 0.000 diğer
bölgelerde 400.000 olmak üzere Suriye topraklarındaki Türk nüfusun 1 milyon
kadar olduğu tahmin edilmektedir.
EKONOMİ
Türkmenler özellikle Humus, Halep, Havran, Cezire ve Suriye- Türkiye sınır
boylarında yaşamaktadırlar. Hayvancılıkla, tarımla ve halı dokumacılığıyla
uğraşırlar.
EĞİTİM
Suriye devleti bağımsızlık sonrasında buradaki Türk topluluklarını asimile
etmek -Araplaştırmak- istemişse de bu isteğinde başarılı
olamamıştır. Suriye'de yaşayan Türklerin resmi eğitim dili Arapça'dır.
Suriye'de Türkçe gazete, dergi, kitap ve Türkçe eğitim yasaklanmıştır.
ÖzellikIe Hafız Esat iktidarında Türklere uygulanan baskılar artmıştır. |
|
| |
ROMANYA TÜRKLERİ
Nüfus : 120.000
Bulundukları başlıca şehirler : Köstence, Mecidiye, Tulça, Kıllraş, Oltena,
İbrail, Galats, Bükreş İlk göç : 10-11.yy.
Bölgedeki Türk toplulukları : Rumeli Türkleri, Tatar Türkleri
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar .Ülkede bir Türk birliği olan ''Romanya Türklerinin Demokratik
Birliği'' adlı bir hareket mevcuttur .
TARİHÇE
23 milyonluk nüfusu ve 237.000 km2' Iik yüzölçümüyle Balkanlar’ın önemli bir
ülkesi olan Romanya, 1989 Aralık ayındaki halk ihtilalinden sonra , gerek
siyasi gerekse ekonomik alanda girdiği darboğazlardan çıkmanın çabası
içerisindedir. a Romanya'nın nüfusunun % 1 O'unu azınlıklar teşkil
etmektedir. Bunların en büyüğünü 1.620.198 kişiyle Macarlar oluşturur.
Diğerleri ise sırasıyla Romanlar ( Çingeneler 409.723 ), Almanlar ( 119.000
), Ruslar , Ukraynalılar ve Türklerdir. Romanya'da azınlıklarla ilgili bir
problem yoktur. Romanya Türkleri'nin çoğu Dobruca bölgesindeki Köstence,
Mecidiye, Tulça gibi şehirlerde yaşamaktadır. Ayrıca Kılıraş, Oltena, ibrail,
Galats, Bükreş gibi şehirlerde de Türk azınlığa rastlanmaktadır. Türklerin %
8S'i Köstence'de, % 12'si Tulça'da yaşamaktadır. Romanya'daki Türk azınlığın
çoğunluğunu Rumeli Türkü ve Tatarlar teşkil etmekle birlikte ; Ortodoks
Türklerden olan Gagauzlar'a da rastlanmaktadır. Bugünkü Dobruca bölgesi, beş
asra yakın bir süre devam eden Osmanlı idare- siyle adeta bir Türk yurdu
haline gelmiştir. 13.yy.a kadar , hep kuzeyden ve Orta Asya'dan gelen
Türkler'in akınına sahne olan Karpat -Tuna Bölgesi'nde, ilk olarak M.Ö.1 000
yıllarında İskitler görülür. İskitler'i sırasıyla M.Ö. 375 yıllarında Batı
Hun Türkleri (80 yıl ), M.S. Vl.yy'larda Avar Türkleri , M.S. VIII. yy'larda
( 681-702 ) Bulgar Türkleri takip eder. Peçenekler , XI. yüzyılın
ortalarında ( 1057 ) Kuman Türkleri'ne mağlup oldular ve bu yörede iki asra
yakın hüküm sürdükten sonra Katolikliği kabul ettiler.
13.-14.yy'ın sonlarına kadar ise, Altınordu Devleti'nin sınırlarının Tuna'ya
kadar genişlemesi üzerine ; Kıpçak Bozkırlarındaki Tatar Türkleri'nden bir
kısmı, Dobruca bölgesine gelip yerleşirler.
Osmanlılar Rumeli'ye ayak bastıklarında buradaki Kuman, Peçenek, Oğuz
Türkleriyle karşılaştılar. Türk toplulukları, Osmanlıların Rumeli'deki
ilerleyişlerinde ve bölgede uzun süre kalabilmelerinde önemli bir rol
oynamıştır.
SİYASİ VARLIKLARI
Romanya'nın birliğine ve bütünlüğüne sadık, problemsiz bir azınlık olarak
varlıklarını sürdüren Türkler; kurdukları birliklerle kendilerine tanınan
yasal haklardan yararlanmaya çalışmaktadırlar. Komünizm öncesinde de birçok
cemiyete sahip olan Türkler; sosyalist rejimin devrilmesinden sonra
29.12.1989'da ,, Romanya Demokrat Türk Müslüman Birliği'ni kurdular. Bu
birlik ne yazık ki kısa bir süre sonra; Romanya Türkleri'nin Demokratik
Birliği, Romanya Tatar- Türk Müslümanlarının Demokrat Birliği olarak ikiye
ayrıldı. Bu iki topluluk, girişimler sonucu 30.07.1994'te Türk- Tatar
Birlikleri Federasyonu altında birleşmişlerdir. Romanya'da, milli
azınlıkların birlikleri bir siyasi parti statüsünde kabul edilmekte ve birer
milletvekiliyle mecliste temsil edilmektedirler. Türk azınlık bu birlikler
aracılığı ile Romen Meclisi'nde temsil edilmektedir. Dillerini ve dinlerini
öğrenmeye çalışan, Türk televizyonlarını seyreden, sık sık Türkiye'ye gelip
gidebilen soydaşlarımızda canlı bir Türkiye sevgisi vardır Bölgede yaşayan
Türk azınlığın iki gazetesi vardır. Bunlardan biri, yeni dönemde çıkmaya
başlayan Karadeniz ; diğeri de 1995 yılında yayın hayatına atılan ve Türk
Birliği'nin yayın organı olan Hakses' tir. Ayrıca Renkler adlı bir dergi
yayınlanmaktadır.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİER
Romanya Türkleri, içinde yaşadıkları ülkenin birliğine ve bütünlüğüne sahip,
problemsiz Romen vatandaşları olarak hayatlarını sürdürmekte ve oldukça uzun
bir geçmişi olan Türk-Romen münasebetlerinde bir köprü görevi
görmektedirler. Bu yüzden diğer Balkan ülkelerinde gördüğümüz Türk
düşmanlığı Romanya'da yoktur. Macar, Leh ve Rus yayılmacılığı karşısında
Osmanlılar’la anlaşmayı tercih eden Romenler ; kendilerinin , Osmanlılar
sayesinde Slavlar arasında Latin adası olarak kalabildiklerine inanırlar.
Bugün de iki ülke arasındaki yakın münasebetler devam etmekte ve Romanya'da
4.000'e yakın işadamımız faaliyet göstermektedir. |
|
| |
MOĞOLİSTAN TÜRKLERİ
Nüfus : 152.000
Bulundukları başlıca şehirler : Bayanülgen, Ulambatır
Bölgedeki Türk toplulukları : Kazak, Kırgız; Özbek , Uygur Türkleri
Siyasi ve idari konumlan : Bulundukları ülkenin idari yapısına uymaktadırlar
.Genellikle göçebe hayatı yaşayan Moğol Türk toplulukları, ağırlıklı olarak
Bayanülgen şehrinde oturmaktadırlar .
TARİHÇE
Moğolistan Çin egemenliğinde uzun bir süre kaldıktan sonra 1924'te ,,
Moğolis- tan Halk Cumhuriyeti'' olarak kurulmuştur. Moğol yurdu, Türk
tarihinde ve Türklerin geçmişinde önemli yer tutmuş ve ilk anayurtlarının
bir parçası ..olmuştur. Ayrıca Türklerin ilk bilinen yazılı metinleri Orhun
Yazıtları ve Yenisey Nehri kıyısındaki Kırgızların mezar kitabeleri bu
bölgededir. Bu anıtlar Bilge Kağan ile Kültiğin adına dikilmiş, Yuluğ Tiğin
tarafından yazılmıştır. Türklerin birleşik Hanlığı Moğolistan’da 546'da
Orhun Nehri kıyısında kurulmuştur. Bölge 840'ta Uygur Türkleri'nin
egemenliğine geçmiştir. Moğol Devleti'nin çökmesi sonucu Uygur Türkleri'nin
toprakları 1644'ten 1911'e kadar Mançu Hanedanı'nın egemenliğine geçmiş ve
burada Kazak, Urianhay ve Hoton boyları arasında yedi Türk toplumu
yaşamıştır. Ayrıca bölgede az sayıda Özbek ve Uygurlar da bulunmaktadır.
BUGÜNKÜ DURUM
Bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti içinde Türk nüfusunun 152.000 kadar olduğu
tahmin edilmektedir. 120.000 Kazak, 26.000 Urianhay, 6.000 Hoton,
Moğolistan’da yaşayan Türk topluluklarındandır. Türk toplulukları çoğunlukla
ülkenin Kuzey ve Kuzeybatısında yaşamaktadırlar. Moğolistan Anayasası onlara
ırk, cins, mil- Iiyet, din gözetilmeksizin eşit haklar vermiştir. Hatta
devlet eliyle Kazakistan'dan buraya öğretmen, doktor, getirildiği
bilinmektedir. Bu bölgedeki Kazaklar hayvancılıkla uğraşmakta ve çiftçilik
yapmaktadırlar. Bölgedeki Kazaklar milli kültürlerini korumaya büyük çaba
göstermişlerdir. Moğolca konuşan Urihanhay'lar ve Hotonlar, hayvancılık ve
avcılıkla geçim Ierini sağlamaktadırlar.
EĞİTİM
Moğolistan’da 14 yaşına kadar eğitim zorunludur. 11 yıllık tarım ve sanayi
okulları vardır. Okullarda Moğol programlarının yanında Kazak eğitim prog-
ramları da, uygulanmaktadır.
1997 verilerine göre Kazakların yaşadığı bölgede 11 ilkokul, 16 ortaokul,
bir de öğretmen okulu bulunmaktadır. Buradaki öğrenciler genellikle
Kazakistan Cumhuriyeti Üniversitelerine, özel- Iikle Almatı'daki teknik
okullara gönderilmektedirler. . Moğolistan’da din ve devlet işleri ayrı olup
herkesin ibadet özgürlüğü bulun- maktadır. Türk halklarına ait camiler
bulunduğu gibi Şamanizm ve Ateizm izlerine de rastlanmaktadır. Eğitimde hala
Kiril Alfabesi kullanılmaktadır.
|
|
| |
KOSOVA ve SANCAK TÜRKLERİ
Nüfus : 80.000
Bulundukları başlıca şehirler : Kosova, Sancak, Priştine, Momuşo, Gilan,
Dohırçan, Mitroviça
İlk göç : 5. yy.
Bölgedeki Türk toplulukları : Balkan Türkleri
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar . Kendi diline, dinine, örf, gelenek-görenek ve kültürüne
yüzyıllarca şuurlu bir şekilde sımsıkı bağlı kalan Türk azınlığı,
yaşadıkları ülke adına İkinci Dünya Savaşı'na katılmış, şehitler vermiştir
.Ama ne yazık ki , savaştan sonra diğer milletlerin hukuki varlığı kabul
edilirken, yaşadıkları ülkenin en sadık vatandaşları olan Türk toplumunun
varlığı ancak 1951 yılında kabul edilmiştir.
TARİHÇE
Yugoslavya'da yaşayan Türkler'in mazisi 5. yüzyıla dayanır. Bu yüzyılda
Avarlar'ın, Peçenekler'in, Uzlar'ın, Kumanlar'ın buralara yerleştiklerini
biliyoruz. Özellikle Kosova Meydan Muhaberesi'nden ( 1389 ) sonra 6 asırlık
bir dönem içerisinde diğer milletlerle beraber huzurlu bir şekilde
yaşamışlardır. Osmanlılar'ın buralara ayak basmasıyla 1912 yılına kadar her
alanda faaliyet gösteren Türkler, Balkan Harbi'yle birlikte ( 1912 )
okulları kapatılarak, baskı altına alınmışlar ve göçe zorlanmışlardır.
Kosova'da 40.000-50.000 arasında Türk yaşamaktadır. 1990'11 yıllarda Doğu
ülkelerinde esen demokrasi rüzgarları Yugoslavya'yı da etkisi altına almış
ve tek partili sistemden çok partili sisteme geçilmiştir. Kosova Türkleri
bundan yararlandı. Tek partili sistemde milli azınlıkların hakları aynı
parti altında garanti altına alınmıştı. Çok partili sisteme geçilince, Türk
toplumu kendi varlığını koruyabilmek için bir siyasi örgütte toplanma
ihtiyacını duydu. 19 Temmuz 1990'da Prizren'de Türk Demokratik Birliği
Partisi kuruldu. Partinin kurulmasıyla bunalımlı günler geçiren Türk toplumu
rahatlamıştır. Ayrıca Türk okullarının kapatılması ve Türk soyluların maruz
kalabilecekleri ayırımcılık büyük ölçüde giderilmiştir.
EĞİTİM
Bugün Kosova'da Prizren Momuço, priştine, Gilan, Dohırçan, Mitroviça ve
Vıçıtırn yerleşim merkezlerinde toplam 11 ilköğretim okulunda 1952, 3
anaokulunda 90 olmak üzere toplam 2.048 öğrenci okumaktadır. Ayrıca 6 Lisede
444 ve Priştine Üniversitesi'ndeS0 öğrenci olmak üzere bu sayı toplam
2.532'ye ulaşmıştır. Bunların yanı sıra devlet imkanlarıyla haftada bir
çıkan Tan Gazetesi ile Türk Demokratik Birliği'nin yayın organı Sesimiz
gazetesi, Çevren, Çığ,Kuş, Bay, inci dergileri ; günde yarım saat haber
yayını yapan priştine Televizyonu ve yerel radyolar bulunmaktadır. Kosova ve
Sancak Türkleri, Balkanlardaki diğer Türk toplulukları gibi dil ve
kültürlerine bağlı kalmanın çabasını göstermekte ve Türkiye'ye
bağlılıklarını a sürdürmektedirler.
|
|
| |
IRAK TÜRKMENLERİ
Nüfus : 2.500.000
Bulunduklatı başlıca şehirler : Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye
İlk göç : 11. -12.yüzyıllar
Bölgedeki Türk toplulukları : Irak Türkmenleri
Siyasi ve idari konumları : Irak Türkmenleri genellikle Kuzey Irak
bölgesinde yaşamaktadırlar .Bölge şu anda siyasi açıdan çok başlılık
gösterdiğinden, Türkmenler bu duruma göre önlemlerini almışlar ve bir çok
siyasi teşekkül oluşturarak milli varlıklarını güvence altına almaya
çalışmışlardır .Ancak bütün bunlara rağmen Türkiye'nin her açıdan desteğine
ihtiyaçları bulunmaktadır .
TARİHÇE
Irak Osmanlı idaresinde iken üç vilayetten oluşmaktaydı. Basra ve Bağdat
vilayetlerinin yanı sıra günümüze kadar sorunlarla dolu olan ve bugün Kuzey
ırak olarak bilinen Musul vilayetinden meydana gelmekte idi. Başta petrol
olmak üzere bir çok zenginliklere ve çok önemli bir jeostratejik konuma
sahip olan Musul vilayeti , merkezi Musul olmak olmak üzere Kerkük ve
Süleymaniye sancaklarından oluşmaktaydı. Lozan Anlaşmasında Musul
vilayetinin lrak veya Türkiye içinde kalması mese- Iesi çözüme bağlanmadığı
için Cemiyet-i Akvam yoluyla halledilmesine gidilmiş ve Musul vilayetinin
tamamı Irak’a bağlanmıştır. Türkiye hükümeti bu olayı J 5 Haziran 1926
tarihinde Irak hükümeti ile yapmış olduğu Ankara anlaşmasıyla kabul
etmiştir. Ülkede Türkmen varlığını yok etmek için uygulanan yoğun
Araplaştırma poli- tikaları son zamanlarda etnik temizlik boyutuna
varmıştır. Kerkük'ten uzak- Iaştırılan Türkmenlerin sayısı son bir yılda 1
000 aileyi aşmıştır. Bunların yerine
Arap aileler yerleştirilmektedir. Türkmenleri göç ettirme ve yerlerine
Arapları yerleştirme politikası eski bir politikadır ve Irak yönetimi
tarafından yaklaşık 20 yıldır yürütülmektedir. Ancak geçen yıldan buyana bu
uygulama iktidard- aki Baas partisi tarafından etnik temizlik boyutuna
ulaştırılmıştır. Türkmen Siyasi Hareketi 1970'Ierde büyük gelişme gösterdi
.Bilinçlenme süreci bu dönemde hız kazandı .Yine bu dönemde Türkiye'ye
tahsil için gelen öğrenci sayısında dikkat çekici bir artma görülmüştür.
Bunda refah seviyesinin yükselmesinin büyük payı vardır.1970'lerin başında
Türkiye'ye
tahsil için gelen Türkmen öğrenci sayısı 10-15 iken bu sayı 1975'te 80'in
üzer- ine çıkmıştır. 1976 ve 1977 yıllarında ise sayı katlanarak
yükselmiştir.1978 yılında Irak yönetimi Türkiye'de öğrencilerin tahsil
yapmalarını ani bir kararla yasakladı. Türkmen öğrenciler eski sosyalist
ülkelere tahsil için gitmeye teşvik edildi. 1960 yılında kurulan Türkmen
Kardeşlik Ocağı bir yandan kulüp hüviyetinde faaliyet gösterirken, diğer
yandan Türkmen toplumunun kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını da karşıladı.
1977'de başlayan Baas saldırganlığından nasibini alan yöneticiler, önce
görevden uzaklaştırıldı. 1979 yılında ise tutuk- Iandılar ve 1980'de idam
edildiler. idamlara tepki olarak 1980'de Navzang böl- gesine askeri karargah
kuruldu. Örgüt Irak Türklerinin deklare edilmiş ilk siyasi organizasyonu
özelliğini taşımaktadır. 1983'te bir araya gelen Irak'ın siyasi kuruluşları,
örgütün ısrarlı tutumu karşısında ilk defa Türkmen haklarını .kabul ederek
sonuç bildirisine yazmışlardır. Siyasi konjonktürün değişmesi nedeniyle 1985
tarihinde örgüt faaliyetleri donduruldu. 1988 yılında Irak Milli Türkmen
Partisi kuruldu. Parti Bağdat rejiminin baskıcı, acımasız politikalarını
dikkate alarak kendini Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesinden sonra 1991 'de
deklare etti. Irak Milli Türkmen Partisi'nin deneyimli ve idealist
yöneticilerinin çabaları neticesinde dünya,Türkmen varlığından haberdar
oldu. IMTP yönetici- Ieri Riyad, Beyrut , Londra ve ABD’de yapılan
toplantılara iştirak ettiler. ABD , İngiltere gibi Irak sorunu ile yakından
alakalı devletlerin başkentlerini ziyaret ederek görüşmelerde bulundular.
Avrupa Parlamentosu gibi önemli mah- fellerde Kürtlerle eşit temsil edilmeyi
başardılar.
SİYASİ YAPILANMA
Son yıllarda bölgedeki gelişmelere paralel olarak Irak Milli Türkmen Partisi
Kuzey Irak'ta Radyo- TV, Matbaa, Basın Yayın Kuruluşu ve en önemlisi Türkçe
eğitim veren okullar açtı. Bunun yanı sıra silahlı kuvvet çekirdeği olacak
350 kişilik bir koruma birliği oluşturdu. Türkmen parti ve kuruluşlarını tek
çatı altında toplamak amacı ile Ekim 1994'te Türkmen Cephesi kuruluş
çalışmaları başlatıldı. 23 Nisan 1995'te Irak Türkmen Cephesinin kurulduğu
resmen ilan edildi. 4-7 Ekim 1997'de Erbil 1. Türkmen kurultayı
toplanmıştır. Kurultaya Avrupa, ABD, Avustralya'da bulunan Türkmen
derneklerinin temsilcileri de katılmıştır
|
|
| |
BATI AVRUPA TÜRKLERİ
Türk vatandaşlarının Batı Avrupa ülkelerine yerleşmeleri 1961 yılından
itibaren başladı. ikinci Dünya Savaşı sonunda Batı Avrupa ülkeleri kalkınma
hamlelerini gerçekleştirmek için işgücüne ihtiyaç duydular. Bu ihtiyacı
karşılamak üzere Batı Avrupa ülkelerine yönelen Türk işgücü, Türkiye'nin
1961-1965 yılları arasında Avrupa'ya işçi ithal eden ülkelerle istihdam ve
göç anlaşmaları imzalamasıyla hız kazandı. 1970'li yılların başlarından
itibaren bu kişiler, aile birleşimi yoluyla Türkiye'deki eş ve çocuklarını
Avrupa'ya getirmeye başladılar. Bu süreç 1980 yılı başına kadar yoğun olarak
devam etti.
ilk zamanlar Avrupa'da çalışmak ve tasarruf yapıp ülkelerine geri dönmek
amacında olan Türk işçileri misafirlikten göçmenliğe geçtiler. Bu durumu
fark eden Avrupa ülkeleri sayıları gittikçe artan Türkleri geri göndermek
için teşvik primleri uygulamaya başladılar. Bunun sonucunda kısmi olarak
mesafe alınsa da Türklerin Batı Avrupa ülkelerinde kalmaları devam etti.
Hatta, orada doğanlar başta olmak üzere çok sayıda vatandaşımız bulundukları
ülkelerin vatandaşlığına geçerek çift pasaport ve çifte vatandaşlık sahibi
oldular. Avrupa ülkelerindeki ikinci ve özellikle üçüncü Türk kuşağı sadece
işçi olarak kalmayıp çeşitli yatırımlara giriştiler ve bir çoğu işçilikten
işverenliğe yükseldiler. Bunun yanında çeşitli branşlarda başarı sağlayarak
adlarını duyuran Türk ve Türk asıllı vatandaşlar da ortaya çıktı.
Halen Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan; sadece işçi olarak değil. başka
branşlarda da faaliyet ve başarı gösteren vatandaşlarımız ile denilebilir
ki, Batı Avrupa Türkleri ya da Avrupalı Türkler olarak yeni bir toplum
ortaya çıktı. Bu yeni Türk grubunun değerlendirilmesi, ülkelere göre şöylece
özetlenebilir:
ALMANYA
Sayıları 2 milyonu aşan Almanya'daki vatandaşlarımız iki Almanya'nın
birleşmesinden sonra ortaya çıkan işsizlikten büyük ölçüde etkilenmişlerdir.
işsizlik probleminin yanı sıra Alman hükümetinin vatandaşlarımızı Türkiye'ye
geri gönderme politikalarının ortaya çıkardığı karmaşık sıkıntllar da
giderek artmaktadır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Almanya'da yaşayan Türk
vatandaşları kalıcı olduklarının bilincine vararak yerleşik toplum haline
gelmeye başlamışlardır. Bu cümleden olarak Türk vatandaşları kendi
işyerlerini kendileri kurmaya başlamışlar, hatta işveren konumuna
yükselmişlerdir. Almanya'da bu tür işyerleri açan girişimci sayısı 44 bin'e
Hollanda'da ise 6 bin'e ulaşmıştır. Bu sayı her yıl giderek artmaktadır.
2030 Yılında Türk girişimci sayısının 90 bin'i aşacağı tahmin edilmektedir.
Almanya'daki Türklere Ait Bilgiler:
Almanya'daki Türk nüfusu 2.049.100 kişi
Ortalama hane büyüklüğü 3.9 kişi
Ortalama hane sayısı 525.410
Ortalama hane halkı geliri 3.980 DM. (aylık)
Ortalama toplam yıllık gelir 25.094 Milyar DM.
Tasarrufların gelir içindeki payı %12.2
Ortalama tasarruf miktarı 3.011 Milyar DM.
Türkiye'ye havale edilen döviz 2.45 Milyar DM.
Konut sahibi Türkler'in sayısı 54.000 kişi ;
Türkler'e ait işyeri sayısı 42.000
Yıllık ciroları 36.000 Milyar DM.
Yatırımları 8,9 Milyar DM.
Sağladıkları istihdam 186.000 kişi
Görüldüğü gibi işyerleri daha çok esnaflık ve işletmeciliğe dayanmaktadır.
Fakat bankacılık, bilgisayar firması, muhasebe bürosu, inşaat şirketi,
avukatlık gibi daha ihtisaslaşmış alanlarda iş sahibi olan vatandaşlarımızın
sayısı giderek artmaktadır.
HOLLANDA
Sayıları 300 bin'e yaklaşan Hollanda'daki vatandaşlarımızın iş, çalışma ve .
sosyal durumları ve problemleri Almanya'daki vatandaşlarımızla benzerlik
göstermektedir. Eğitim, vatandaşlık ve azınlık hakları gibi konularda
Hollanda'daki vatandaşlarımızın Almanya'daki vatandaşlarımıza göre daha
avantajlı olduğu söylenebilir. lira Hollanda'da dini azınlıklara (etnik
değil) kendi okullarını açma konusunda resmi onay yanında maddi destek
verildiği gibi, vatandaşlık, emeklilik ve diğer sosyal haklar konusunda da
diğer Batı Avrupa ülkelerinden farklı himayeler sağlanmaktadır. Buna rağmen
Hollanda'daki vatandaşlarımızın da işsizlik başta olmak üzere giderek artan
problemleri bulunmaktadır. Hollanda'da Türk vatandaşlarının yaptıkları
yatırımlar çoğunlukla Türkiye'de gerçekleşmeyen yatırımların Avrupa'da
gerçekleştirilmesine yöneliktir. Aşağıdaki tabloda Hollanda- Türk
işyerlerinin yaklaşık dökümü gösterilmiştir.
Tekstil ve deri giyim 68
Gıda maddesi toptancıları 198
Seyahat acentaları 113
Kasaplar 130
Kahvehaneler 232
Konfeksiyon atölyeleri 114
DİĞER ÜLKELER
Ülkeler arasında sayı farklılıkları bulunsa da, Batı Avrupa ülkelerinde
bulunan vatandaşlarımızın şartları birbirine çok benzemektedir. Genel
anlamda vatan- daşlarımızın toplu amacı, bulundukları ülkenin vatandaşı
olmak ve orada kalmaktır. Bunun ülkemizi ilgilendiren en önemli yönü
özellikle orada doğan, okuyan ve yetişenlerin millı kimliklerinin
muhafazasıdır. Almanya'dan İsveç ve Danimarka'ya kadar Türk vatandaşlarının
bulundukları ülke yönetimlerinin amacı, göçmen ya da azınlık halinde yaşayan
yabancıların yerli kültür içerisinde eritilmeleridir. Türk vatandaşları da
aynı hedef kitleyi oluşturmaktadırlar. Vatandaşlarımızın bulundukları ülkeye
bir yandan uyum sağlarken diğer yandan kimliklerini muhafaza etmeleri T.C.
Devletinin resmi ve milli politikası olmalıdır.
Türklüklerini ve Türkiye'ye bağlılıklarını koruyarak Batı Avrupa ülkelerinde
kalıcı olarak yerleşen vatandaşlarımız, gerek bulundukları ülke ve batı
toplumu, gerek Avrupa Topluluğu (AB) ile ülkemiz arasında kültür köprüleri
ve elçileri oluşturmaktadırlar.
|
|
| |
NOGAY TÜRKLERİ
Nüfus : 1.030.000
Bulundukları başlıca şehirler : Rusya Federasyonuna bağlı Astarhan, Terek,
Kızılyar , Açıkulak, Perekop, Çelyabinsk j Bulgaristan'ln Şumnu, Dobruca ve
Türkiye'nin Ankara -Polatlı , Şereflikoçhisar , Konya-Kulu , İstanbul,
osmaniye, Adana, Çorum, Eskişehir , Bursa, Kütahya Gaziantep, Isparta-Senirkent
şehirlerinde yaşamaktadırlar .
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar .
TARİHÇE
Türk tarihinde Nogay sözüne ilk olarak Altınordu devletinde rastlanır. Nogay
Han , üstün kabiliyeti , büyük teşkilatçılığı sayesinde Altınordu devletinin
en yüksek mevkilerine çıkar. Nogay Han'a tabi olan Türk toplulukları onun
adını almışlardır. Nogaylar, 13. yüzyıla kadar, Deşt-i Kıpçak'ta ( Kıpçak
çölünde ) göçebe hayatı .yaşadılar. Birleşik bir hayat süren Nogaylar
çeşitli sebeplerden dolayı daha
sonra dağıldılar. Bir kısmı mekan değiştirirken kalabalık bir kısmı diğer
Türk boyları arasında eridiler.
BUGÜNKÜ DURUM
Erimeden günümüze kadar kalan Nogaylar ; Hazar bozkırında, Kuzey
Kafkasya'da, Kırım'da , idii-Ural havzasında , Batı Türkistan'da ve
Litvanya'da , Dobruca'da, Deliorman bölgesinde ve Türkiye'de
yaşamaktadırlar.
1) Hazar Bozkırı Nogayları : Aşağı itil'in geniş deltasında Astarhan
çevresindeki köy ve kasabalarda, Kalmukya'nın güney kesimine düşen Kuma
çayının
kuzey yöresinde bulunurlar. Kendi ağızlarını unuttukları için Kazanlı diye
de adlandırılırlar. Buradaki başlıca toplulukları 11 Kara ağaçlar ( Karagaş)
11 ve Kundurlardır.
2) Kuzey Kafkasya Nogayları : Kafkasya'da beş bölgede yer alırlar.
Dağıstan'ın Kuma ile Terek akarsuları arasında kendi adlarıyla anılan
bozkırda , özellikle Kızılyar yöresinde , Hasavyurt ve Açıkulak kazalarında
kalabalık bir topluluk halinde bulunurlar.
3) Kırım Nogayları : Nogaylar Kırım yarımadasının kuzeyindeki ovalık alan
ile dağlık kesimin kuzey eteklerinde, Perekop kasabası çevresinde ,
kuzeydoğuda Azak denizine dökülen çaylar ( Tolmak, Bedri vb. ) boyunda
yaşamaktadırlar.
4) İdil-Ural Havzası Nogayları : Burada Tatarlar arasındaki ,, Nogaylar'' (
Nagaybaklar ), küçük bir etnik topluluktur. Günümüzde Başkurdistan'da ve
Başkurdistan'ın kuzeydoğu komşusu Çelyabinsk vilayetinin Yukarı Ural
çevresinde yaşamaktadırlar. Nogaybaklar, Kuzey ( Kıpçak ) Türkçesinin
Başkurt unsurlarının da karıştığı Tatar ağzıyla konuşurlar. Hıristiyanlığın
Ortodoks mezhebindendirler. Başkurdistan'daki Nogaylar, Kuzey Türkçesi'nin
Başkurt ağzıyla konuşurlar.
5) Batı Türkistan ( Kazakistan ) Nogayları : Bu büyük bölgenin Kazaklar
arasındaki Nogaylar'ı, onların boy düzeninde , Orta ve Kiçi ( Küçük )
cüzlerde bulur)urlar. Orta cüzdekiler, şecereye göre , Kongırat kolunun
Camanbay'ından gelirler. Buradaki Nogay'dan da Satıbaldı, Tokas, Şahan uruk-
Iarının ataları çıkmıştır. Kazakistan'daki Nogay obaları, şimdi Kızılorda
.tümeninin Canga-Korgan yöresinde yaşamaktadırlar. Hepsi Kuzey Türkçesinin
Kazak ağzıyla konuşurlar.
6) Kırgızistan Nogayları : Kırgızlar arasındaki boy düzeninde Ön-Kol'a bağlı
Çirik boyunun ,, Nogay'' adlı bir oymağı vardır. Onlar, Kuzey Türkçesi'nin
Kırgız ağzıyla konuşurlar.
7) litvanya Nogayları : Polonya'nın kuzeyinde ve Baltık denizinin doğu
yanında yer alan bölgede yaşarlar. Nogaylar'a ''Litvanya Tatarlar''ı da
denir.Buradaki Nogaylar sadece dinlerini (İslam'l) muhafaza edebilmişlerdir.
8) Romanya Nogayları : Yüzyıllarca önce, Karadeniz'in batı kıyılarına göçmüş
bulunan Nogaylar,çağımızda Tuna ırmağı deltasının sağ yöresindeki Dobruca
bölgesinde ( Köstence ili ) dağınık olarak yaşarlar.
9) Bulgaristan Nogayları :Tuna'nın güneyindeki Deliorman bölgesinde ,Şumnu (Kolarovgrad
) çevresindeki köylerinde yaşarlar.
10) Türkiye Nogayları : iki yüzyıl önce Türkiye'ye gelmiş Nogaylar'ın ÇOğU
Orta Anadolu'ya yerleştirildiler. Bugün Nogaylar , Ankara'nın Polatlı ve
Şere- flikoçhisar ilçelerinin bazı köylerinde, Konya'nın Kulu ilçesinin bazı
köylerinde, İstanbul, Osmaniye, Adana, Çorum, Eskişehir, Bursa, Kütahya,
Gaziantep ve Isparta'nın Senirkent ilçesinde yaşamaktadırlar.
NOGAYLILARIN NÜFUS DURUMU
Hazar Bozkırı 135.000
Dağıstan 147.000
Stavropol 163.000
çeçen-inguş 125.000
Karaçay-Çerkez 35.000
Azak Doğusu 170.000
Litvanya 15.000
Dobruca 90.000
Türkiye 150.000
Toplam 1.030.000 |
|
| |
MAKEDONYA TÜRKLERİ
Nüfus : 91.500
Bulundukları başlıca şehirler : Üsküp, Manastır , Gostivar , Kalkandelen,
Ohri, Resne
İlk göç : 14.yy .
Bölgedeki Türk toplulukları : Bulgaristan Türkleri
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar .Kosova ve Sancak'ta Türk Demokratik Birliği Hareketi
Türkler'i temsil etmektedir .
TARİHÇE
Makedonya'dan bir çok kavim gelip geçmiştir. Hunlar, Avarlar, Kumanlar,
Peçenekler ve Osmanlı Türkleri uzun süre bölgede yaşamışlardır. 1300
yılından sonra da Anadolu'dan Makedonya'ya çok sayıda Türk göçmen
.yerleştirilmiştir. 1953 yılında, Makedonya'da 203.000 Türk yaşarken bu
nüfus bugün 97 .500'e inmiştir.
EKONOMİ
Makedonya'da Türkler tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşmaktadırlar.
Siyasi Yapı
Makedonya'da bugün ''Türk Demokratik Birliği'' kurulmuş ve bölgede yaşayan
Türkleri temsil etmektedir. Makedonya'da Türkçe gazete, dergi yayınlanmakta
olup, aynı zamanda Türkçe radyo yayınları da yapılmaktadır.
EĞİTİM
Makedonya'da Türkler arasında eğitim Türkçe’dir. Doğu Makedonya'da dört
yıllık Türkçe eğitim alma hakkı vardır. Halen mevcut ilköğretim kurumlarında
264 öğretmen görev yapmaktadır.
Gostlvar'da bir genel lise ve bir meslek Iisesi ile Kalkandelen'de bir
meslek Ii- sesinde Türkçe öğretim yapılmaktadır. Üsküp'te de bir Iise'de
Türkçe öğretim verilmektedir. Üsküp ve Manastır Üniversitesinde Türklere çok
az bir konten- jan ayrılmaktadır. Ülkede ayrıca Türk özel teşebbüsünün
açtığı Türk okulları vardır. Makedonya Türkleri bu okullara yoğun ilgi
göstermektedir. Ayrıca,
Kosova ve Sancak bölgesinde de Türklerin sayısı 2.000'e ulaşmıştır. Burada
Türkler Türkçe eğitim görmekte olup en çok Priştine kentinde toplanmışlardır
|
|
| |
İRAN TÜRKLERİ
Nüfus : 27 .000.000
Bulundukları başlıca şehirler : Tebriz, urmiye, Diazziye
Bölgedeki Türk toplulukları : Azeri Türkleri, Karapapaklar , Kaşkaylar ,
Türkmenler , Hamseler , Karapapalılar , Geymikler , Şahsevenler ,
Karadağlılar , Şatrunlu- Iar , Delikanlılar ,Beybağlılar , Bocağcılatlar ,
Halaçlar , Karaylar , Timurtaşlar ve Avşarlar.
Siyasi ve idari konumlan : Bulundukları ülkenin idari yapısına uymaktadırlar
.Farsça'nın etkin olduğu bölge- Ierdeki Türk kökenliler Şii-müslümandırlar .
Buna rağmen özellikle Tebriz'de yaşayan
Azeriler milli benliklerini korumak için tarih boyunca mücadele etmişlerdir
.Ancak acımasız asimilasyon hareketlerinden onlar da nasibini almıştır.
TARİHÇE
İran’ın bilinen en eski ataları Pers, Furus, Fars ve Parsovalılardır.
Firdevsi ünlü destanı Şehnamesinde ve 10 yy'da İRAN- TURAN savaşlarını
anlatırken bölgedeki Türk varlığına değinir.
11. yy'ın ilk yarısından itibaren ''Yıva “ boyundan kalabalık bir Türkmen
grubu İran'a yerleşmiş; 12. yy'da ise Solgurlarla birlikte Avşarlar,
Huzistan'ı yurt edinmişlerdir. 10 yy'dan sonra ise yoğun biçimde Türk
savaşçıları (Gazneliler, Selçuklular) ve sayısız Türk boyları Orta Asya'dan
Ortadoğu'ya ve İran'a akın akın gelmişler ve Güney Azerbaycan'a
yerleşmişlerdir. Dil olarak Batı Oğuz Türkçesi'ni kul- Ianmışlar, Arap
alfabesiyle yazmışlardır. Ancak 1925-1979 yılları arasında Pehleviler
döneminde Türklere zorla Farsça öğretilmek istenmiş ve Azerbaycan Türkçesi
yasaklanmıştır.
ÜlKEDEKİ TÜRK VARLIĞI
Türklerin yoğun olduğu Tebriz önemli. bir ticaret merkezi ve İran'ın
dördüncü büyük kentidir. İran Türkleri şiidirler. Erkekler genellikle işçi
ve memurdur. Türk kadınları ise ev işleriyle uğraşır.
İran, tarih boyunca Doğu Türklüğü ile Batı Türklüğü arasında bir duvar ve
engel oluşturmuştur. Devam eden bu politikalar karşısında İran Türkleri'nin
durumu, her dönemde sıkıntılı olmuştur.
|
|
| |
BULGARİSTAN TÜRKLERİ
Nüfus : 1.200.000
Bulundukları başlıca şehirler : Sofya, Şumnu, Klrcaali,Filibe, Dobruca
İlk göç : 11. -12. yüzyıllar
Bölgedeki Türk toplulukları : Bulgaristan Türkleri
Siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari yapısına
uymaktadırlar .Ayrıca Bulgaristan'da siyasi açıdan kilit bir azınlık
konumundadırlar .
TARİHÇE
Güney Rusya bozkırlarından 7 .yüzyılın başlarından itibaren çeşitli
nedenlerle göç eden ve Balkan Yarımadasına gelen Bulgarlar aslında Türk
soyludurlar. Ancak yeni geldikleri bu bölgede Slav halkları tarafından
asimile edilmişler, kültürel kimlik bakımından büyük çoğunluğu
Slavlaşmıştır. 15. yüzyıldan sonra Osmanlı Devleti Anadolu'dan Türk nüfusu
getirerek böl- geye yerleştirmiştir. Ne var ki bütün bunlara rağmen genel
nüfus içinde .Türkler hep azınlıkta kalmışlardır.
NÜFUS
Bulgaristan 1940'ta Türk nüfusun yoğun olduğu Dobruca'yı yeniden elde etmiş
ve o günden sonra da sınırlarda değişiklik olmamıştır. Dobruca böl-
gerisindeki Türkler'den başka Türk dili konuşan iki Türk azınlık daha
bulunmaktadır. Bunlar, sayıları 7.000 kadar olan Tatarlar ve Gagavuzlardır.
Bulgarlar ülkedeki azınlıkları sürekli asimile etmeye çalışmış 1984-1985
yıllarında ise Türkçe isimleri yasaklayarak göçe zorlamıştır. Ancak Türkler
bu olguya tepki göstermiş 1989 yılında 160.000 kadar Türk Türkiye'ye göç
etmiştir. Sonraki yıllarda bu sayı 300.000'e ulaşmıştır. 1985 yılından sonra
Bulgaristan'da kalan Türkler, bazı alanlarda Bulgar yurt taşların hak ve
özgürlüklerine sahip olmuşlardır. 1965 nüfus sayım verilerine göre Türkler
850.000'e yakın sayıları ile genel nüfusun % 10'unu oluşturmaktaydılar. 1985
sayımında ise Türk nüfus 1.600 .000 civarına ulaşmıştı. Genel nüfusun %
15'ini teşkil ediyorlardı. Bu nüfus yoğunluklarıyla Bulgaristan'da Türkler
en kalabalık azınlık durumundaydılar. 1989'dan sonra gerçekleşen göçler, bu
sayıyı aşağı çekmiştir. Nüfusun büyük çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılıkla
geçimini sağlamaktadır.
GÖÇLER
Balkan Türklüğü, 1940 tarihinden itibaren sürekli olarak Türkiye'ye göç
vermiştir. 1944'e kadar 140.000 kişi, 1950-1951'de 155.000 kişi, 1978
yılında ise 130.000 kişi Türkiye'ye gelmiştir. 1989 yılındaki göçmen sayısı
ise 160 bin civarındadır. Bu göçlerden sonra Bulgaristan Türkleri kırsal
alanlarda kalmışlardır.
SİYASİ VARLIKLARI
1993'den sonra Bulgaristan'da Türklerin ''Hak ve Özgürlükler Partisi''
Bulgar Parlamentosu'nda yerini almış ve üçüncü siyasi güç olarak 15
milletvekili çıkarmıştır. Ülkede halen 27 Belediye başkanı, 653 köy muhtarı
Türk'tür. Devlet dini kurumları denetim altında tutmakta ve dini çalışmaları
yönIendirmektedir
EĞİTİM
Bulgaristan'da eğitim devlet denetimindedir. Ülkede konuşulan Türkçe,
Türkiye Türkçesine oldukça yakındır .Türkçe ilk yıllarda azınlık okullarında
öğretim dili olarak okutulurken daha sonra kaldırılmıştır (1960). 1939'
Türklerin yüzde 15'i okula giderken 1957' de bu oran yüzde 97'ye çıkmıştır.
1993'ten sonra ise yeniden Türkçe eğitim başlamıştır. Bulgar Ulusal
Radyosu'nda Türkçe yayınlar başlamış, “Filiz Gazetesi “ adlı Türkçe bir
gazete yayına girmiştir.
|
|
| |
BATI TRAKYA ve YUNANİSTAN TÜRKLERİ
Nüfus : 120.000
Bulundukları başlıca şehirler : Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe
Bölgedeki Türk toplulukları : Oğuz Türkleri, Onogur-Bulgar , Peçenek, Uz,
Kuman-Kıpçak Türkleri
Siyasi ve idari konumları : Azınlık hukukuna tabi olup, bulun- duklan
ülkenin idari yapısına uymaktadırlar . Batı Trakya bir coğrafi bölgenin
adıdır ve bugün Yunanistan’ın siyasi sınırları
içinde yer almaktadır. Bölge idari açıdan Dedeağaç, Gümülcine, iskeçe olmak
üzere üçe ayrılmıştır. Doğusunda Meriç Nehri ile Türkiye'ye ; kuzeyinde
Rodop Dağları ile Bulgaristan'a sınır olan Batı Trakya'nın güneyinde Ege
Denizi bulunurken batıda da Karasu Nehri ile Kavala iline sınırdaştır.
TARİHÇE
Balkanlardaki Türk varlığı milattan önceki yıllara kadar uzanmaktadır.
Balkanlardaki Türk kültürel varlığı iki koldan gerçekleşen kitlevi göçler
sonu- cunda oluşmuştur. Kuzeyden Onogur- Bulgar, Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak
göçleri, güneyden de Oğuz Türklerinin göçleri ve yerleşmeleriyle Balkanlar
Türkleşmeye başlamış, 14 ve 15. yy'da ise tamamen Türk kültürünün hakim
olduğu bir bölge haline gelmiştir. Daha sonra Balkanlardan med-cezir
hareketi gibi bir çekilme söz konusu olmuş, dünyadaki değişmeler,
gelişmeler, kuzey- deki Slav kültürünün gelişmesi ve buradan gelen baskı ve
çatışma , politik mücadeleler ve büyük bir sömürge imparatorluğu kurmuş olan
İngiltere'nin baskıları altında kalma sonucunda Balkan Savaşı'na kadar
Osmanlılar adım
adım çekilerek bugünkü Türkiye sınırlarına gerilemiştir. 1912-1913
yıllarından sonraki gelişmelerle de son sınırlar çizilmiştir. Buna rağmen
bölgedeki Türk
kültür varlığı hem Oğuz, hem Kıpçak Türklerinin varlığıyla devam etmektedir.
Tabii bunların bir kısmı Türkiye üzerinden göçerek Balkanlarda iskan edilen
|
|
| |
AVUSTRALYA TÜRKLERİ
Nüfus : 150.000
Bulundukları başlıca şehirler : Sydney, Melboume ilk göç : 1968
Bölgedeki Türk toplulukları : Türkiye Türkleri, Kıbrıs Türkleri,
Batı Trakya Türkleri siyasi ve idari konumları : Bulundukları ülkenin idari
yapısına uymaktadırlar. Avustralya'ya Türkiye'den göç 1960'11 yılların
ikinci yarısında başlar. Daha önceleri İngiliz pasaportu ile gelerek
Avustralya'ya yerleşen Kıbrıs'lı Türkler, o dönemde 2500 gibi bir nüfusa
ulaşmış olmasına rağmen, Türkiye'den ilk toplu halde göç 1968 yılında
gerçekleşmiştir. 14 Ekim 1968'de 51 erkek, 42 kadın, 75 çocuktan oluşan ilk
Türk kafilesinde Sydney'e toplam 168 kişi indi. Sydney ve Melbourne'e daha
önceden .yerleşmiş Kıbrıs'lı Türklerin coşkun gösterileriyle karşılandılar.
Göç anlaşması ile 1975 yılına kadar 20.000'e yakın Türk Avustralya'ya
yerleşti. Bunu izleyen yıllarda Türkiye'den Avustralya'ya göç azalmakla
birlikte, daha çok aile birleşimi, kişisel başvurular ve mülteciler ile
bugüne kadar devam etti. 1991 nüfus sayımında evinde Türkçe konuşan 5
yaşından büyük Avustralya vatandaşlarının sayısı 38.000 olarak
belirlenmiştir. 1990'11 yılların sonlarına doğru, Sidney ve Melbourne
şehirlerinde yaklaşık 20'şer bin olan Türkiye kökenli nüfusun geri kalanı da
öteki eyalet başkentleri ile taşradaki küçük şehirlerde yaşamaktadır.
Avustralya'da bulunan Türkler, azınlık hakları ve sosyal problemleri
bakımından Batı Avrupa ülkelerine çoğu işçi olarak giden vatandaşlarımızdan
farklı değildir. Ancak bu ülkede bulunan Türk vatandaşları, iki ülkenin
uzaklığı sebebiyle kalıcı\ yerleşme bilincine daha çok sahiptirler. |
|
| |
Bahar
Siiri
Bu sabah mutluluga aç pencereni
Bir güzel arin dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi günesin dogdugu yerden
Çocugum uzat ellerini
Su güzelim bulut gözlü buzagiyi
Duy böyle kosturan sevinci
Dinle nasil telas telas çarpiyor
Toprak ananin kalbi
Söyle yanibasima çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanin
Baharin gençligin ve askin
Türküsünü söyliyelim bir agizdan
|
Bahar
Yeli
Nihayet damlarda leylekler göründü
Upuzun gagalarını takırdatan
Vefasız sandığımız turnalar döndü
Geçen yıl gittikleri meçhul diyardan
Çiçek açmış ağaçlara bak ne güzel
Gel bizim olsun serçelerin neşesi
Gel seninle kırlara açılalım gel
Neler vadetmiyor akar suyun sesi
Şu yeşilliğin ta sonuna gideriz
Ne olduğumuzu unutuncaya dek
İstersen havadan sudan bahsederiz
Yalnız adımlarımızla sevişerek
Uzamaya başladı günler sahiden
Güneşin batmak istemediği belli
Eteğini havalandırarak esen
Kış boyunca düşündüğüm bahar yeli
|
BAYRAK
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !
|
|
| |
|
|