12 şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Günü Materyalleri

Kunteper85

New Member
12 şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Günü şiirleri


12 şubat Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Günü Sunum Metni ındir


Ey Tabanca

Senin attığın kurşun korudu mahremimi,
Senin attığın kurşun kurtardı haremimi,
Bu kurşunu atınca sütü halis bir ımam,
Allah bize gösterdi lütfüyle keremini.

Senin attığın kurşun önce heyecan oldu,
Senin attığın kurşun yerinde bir an oldu,
Kıvanç verdi Maraş’a, birleşmeye savaşa,
On Bir, On ıki şubat sonunda bayram oldu.

Senin attığın kurşun yaraladı birini,
Senin attığın kurşun gebertti diğerini,
Türkoğlu çok düşkündür namusuna arına,
Hacı hoca da tutar mücahidin yerini.

Senin attığın kurşun ölüm oldu, kan oldu,
Senin attığın kurşun şeref oldu, şan oldu,
Maraş böyle kurtuldu Türkiye’de ilk defa,
Kendini kurtaran kent tarihe destan oldu.

Senin attığın kurşun evvel gözde yaş oldu,
Senin attığın kurşun sonra bize baş oldu,
Azmimizle savaştık topa tüfeğe karşı,
Madalyalı ilk şehir Kahraman Maraş oldu.

Senin attığın kurşun bize önayak oldu,
Senin attığın kurşun millete dayak oldu
Kurşunlar çok atıldı o mübarek ellerle,
Kalemizin burcundan inmeyen bayrak oldu

şair Hıdır ılyas Hurma




Maraşlı

Zafer yolu vardı kara bağrında,
Nice canlar helâk oldu yolunda,
Bütün ülkemizde Anadolu’da,
Siftah mermisini yaktı Maraşlı.

Muhit ilhamını Maraş’tan aldı,
Düşman ordusu şaşırdı kaldı,
Karşı duranlar hep canından oldu,
Kaleye bayrağını dikti Maraşlı.

Eser oldu bu iş tarihte durur,
ınsanlar fanidir sonunda ölür,
Haksızlık sonunda (belasın) bulur,
Unutulmaz bir iş yaptı Maraşlı.

şahap der ki hem söyledim hem de gördüm bu işi,
Çarpıştı önünde er olan kişi,
Cephane taşıdı hep körü şaşı,
Destanlara örnek oldu Maraşlı

şahap Kısakürek



Maraşlı

Türk Milleti esir olamaz deyip,
Zillet zincirini kırdı Maraşlı.
Yediden yetmişe kefenin giyip,
Düşmanı bağrından vurdu Maraşlı.

Yetmişlik ihtiyar Sütçü ımam’la,
Sarıldı silaha yüce imanla,
Boğdu düşmanını kanla, dumanla,
Vermedi yabana yurdu Maraşlı.

ıngiliz, Fransız, Yerli Ermeni,
Yenemedi billâh Senem Ayşe’mi,
Çuhadar on yedi yaşında yeni,
Çetesi yenilmez ordu Maraşlı.

Yıldırdın düşmanı sen Toğuzata’m,
Karakız, Evliya, Doktor Mustafa’m,
Her ferdin kahraman hangisin sayam,
Bu mukaddes ateş kordu Maraşlı.

Âşık Karaozan




Maraş

ıç alemin ölçüsüz zenginliği var,
Yok gösteriş onda, ruh zenginliği var,
ıçmekte maraş pınarbaşından kevser,
Nurlar dağıtan birde güvercinlik'i var

Maraş Türkiye’min kalem kaşıdır,
Maraş Türkiye’min köşe taşıdır,
Maraş tarihleri inşa ettiren,
Koca Sinanların ustabaşıdır.

Arif Nihat Asya



Bir Kanlı Güneş

Sütçü ımam patlattı Maraş harbini,
Düşmana o vurdu hem ilk darbını,
Tarih unutur mu, unutmaz bunu.
Kahramanlar yurdu bu şanlı şehir,
Yolları oldu kan akan bir nehir.

Aşıkoğlu bekler gelir sırası,
Evini yakmaya hazır çırası,
Düşmanın kalede yok bandırası.
Kahramanlar yurdu bu şanlı kale,
Düşman alıklaştı şaştı bu hâle.

Nedirli’den kalktı Molla Osman Hoca,
Molla Ahmet el atmış kırık kılıca,
Dağlar mı dayanır bundaki güce.
Toplandı aslanlar Maraş’ta o gün,
Başlayacak yarın kanlı bir düğün.

Yarpız’dan yekindi nebi edeler,
Göksün, Elbistan’dan geldi çeteler,
Bertiz çeteleri dağları deler.
Kahraman Maraşlı vurdu düşmanı,
Barut, kan kokusu sardı her yanı.

Kadın erkek vurdu, Tanrım nasıl iş,
Senem Ayşe, Yusuf Çavuş, hem Mılliş,
Hayrullah, Evliya kanlı bir döğüş.
Karakız’ın oğlu vurur düşmana,
şehitler Maraş’ı boyarlar kana.

Kimi şehit oldu, kimisi gazi,
Döğüştü Maraşlı kan dolu gözü,
Öksüz, yetim kaldı nice bin kuzu.
Kahraman yatağı, şanlısın Maraş,
Kaçırdın düşmanı, Antep’e ulaş.

Kahraman yatağı şanlısın Maraş,
Sana helal olsun bu kanlı güreş,
Kaçırdın düşmanı Antep’e ulaş.
Söylerim Mustafa Kara’dır adım.
Ne olur o güreşte ben de olaydım.

şair Mustafa Kara



Etiketler: 12 şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Günü Materyalleri, Maraş kurtuluş günü şiirleri, 12 şubat yazıları, Maraşın kurtuluş günü şiirleri, kahramanmaraş kurtuluşu dosyaları, kahramanmaraş kurtuluş bayramı, maraş çete bayramı kutlaması, Kurtuluş günü 12 şubat etkinlikleri, 12 şubat Kahramanmaraşın kurtuluş günü
 

Kunteper85

New Member
Kurtuluş Destanı

Bin dokuz yüz yirmi on iki şubat,
Maraşlı indirdi düşmana tokat,
Gözlerde bir ışık, mutluluk kat kat,
Zaferler diyarı Kahraman Maraş.

ımam sarılınca ilk silahına,
ışaret oldu bu, şehir halkına,
Herkes birden koştu silah başına,
Efeler diyarı Kahraman Maraş.

Unutmak mümkün mü hiç Aslan Bey'i,
Çeteler düzmekte buldu çareyi,
Hele o Hoca’yı, Ulu Cami’yi,
Çeteler diyarı Kahraman Maraş.

Yiğitler can verdi, seni vermedi,
Böyle kahramanlık dünya görmedi,
Senem Ayşe bile eve girmedi,
Yiğitler diyarı Kahraman Maraş.

Ölenler şehitlik şerbeti içti,
Kalanlar gaziler safına geçti,
Yarab o ne coşku, o ne sevinçti,
Gaziler diyarı Kahraman Maraş.

ıstiklâl güneşi sönmezdi Türk'ün,
Esareti gözü görmezdi Türk'ün,
Maraş yabancının değildi Türk'ün,
Edeler diyarı Kahraman Maraş

şair Mehmet Akif Baltutan



Cuma ve Bayrak

Bir cuma vaktinde Ulu Camii’de,
Çok ciddi telaş var hem ahalide.
Nedir bu manzara nedir bu zemin,
Ağzını açmıyor bıçak kimsenin.
Heyecan dalgası artıyor her an,
Vakit geldi fakat okunmaz ezan.

Yaralanmış kalpler üzgün bakışlar,
Maraş'ta çok büyük bir hadise var.
El atmış bayrağa hain Fransız,
Kalenin burcunda yoktu ay-yıldız.
Evet hadise bu, fakat çare ne?
Cemaat soruyor bunu bilene.

Ne yapmalı derken yükseldi bir ses,
Hocanın sesiydi anladı herkes.
Bayrağımız yoktur olmaz bu namaz,
Esaret altında cuma kılınmaz.
ıslâm’ın emrinde hür olur millet,
ıslâmsız, bayraksız yoktur hürriyet.

ıslâm olan gelsin çeksin sancağı,
Dikelim yerine şanlı bayrağı.
Allah Allah sesi... Ve bir hamlede,
Düşman tepelendi, bayrak kalede.

H. Tevfik Paksu



Kırkıncı Yılı Kutlarken

Tam kırk yıl önceydi şanlı Maraş’ta,
Kurtuluş gününü ilân eyledik.
Can alıp can verdik kanlı savaşta,
Tarihe ciltlerle sayfa ekledik.

Allah Allah sesi, arşa çıkarken,
Maraşlı eliyle evin yakarken,
Kale burcuna bayrak dikerken,
Surların taşını kanla süsledik.

Kimimiz gazidir, kimimiz şehit,
Nice yara aldı bunca mücahit,
ışte Toğuzata burdadır şahit,
Vatandaki kiri biz temizledik.

Bir sabah kesildi çağlayan seller,
Hürriyet bağında açıldı güller,
Cihana yayarken zaferi yeller,
Badi sabalardan şifa bekledik

şair Mustafa Zülkadiroğlu



ılk Zafer Müjdesin Verdiği Gündür

Haber saldı, köy, kasaba her yana,
El basıldı, Sancak, Bayrak, Kur'an'a,
Gavurun kurşunu geçmez adama,
Diyerek savaşa durduğu gündür.

Haykırışı, titretirken her yeri,
ıleri fırlayıp, bakmayıp geri,
Mitralyoza karşı, çekip hançeri,
Düşmanın bağrından vurduğu gündür.

Ölmek var da, dönmek yoktur bu yolda,
şehitlik en yüksek rütbedir kulda,
Yediden yetmişe bir birlik hâlde,
Hak yolunda düğün kurduğu gündür.

Çeteler kınından kılıncı çekip,
Çivi başlarından, mermiler döküp,
Koca bir devletin döşüne çöküp,
Burnunu yerlere sürdüğü gündür.

Aşık Karaozan




ıstiklâl ve Cuma

Cuma günü idi hutbede ımam,
Mahsundu karşıda bayraksız kalem,
Dedi, “Bu takdirde Cuma'yı kılmam,”
Hışımla burçlara baktı Maraşlı.

Hürriyet imanla bir olur ancak,
Kalenin burcunda durmalı sancak,
Kiminde mavuzer, kiminde bıçak.
Bayrağa madalya taktı Maraşlı.

Yediden yetmişe ayakta vatan,
Bir iman seliyle kaleye akan,
Sanki bir kasırga, sanki bir tufan.
Namluya sürülmüş oktu Maraşlı.

Hanifi Sarıyıldız


Maraş’a Soyadı

Dört taraftan düşman, toplar atıyor,
Vurun arkadaşlar, vatan batıyor!
Sabiler sıbyanlar mâtem tutuyor,
Ulu Allah’ına güvendi Maraş.

Silâhımız yoksa baltaya n'oldu?
Düşmanlar korkudan sarardı soldu,
Çok şükür Mevlâ’ya muzaffer oldu,
Vatan cidalinde ve yandı Maraş.

Çeteler evlerin barkların yaktı.
Yükseldi alevler semaya çıktı.
Beşikte masumlar "Ya selâm" çekti,
Bu cenk düğününe inandı Maraş.

Ahmet Bertizlioğlu




Ilk kurşun

O gün tarih tavşan uykusundan uyandı,
O gün destanlara geçecek özge bir andı.
Bütün Türkler o günü gurur ile andılar.

ıstanbul’da ıngiliz çizmesi, Maraş'ta Fransız,
Vatan işgal altında, yıl bin dokuz yüz on dokuz.
Boy tüfeklere barut basıldı karanlıkta...

Sarhoş Ermenilerle, yılışık Fransızlar,
Hamamdan çıkanların peçesini yırttılar.
Türkün namusuna el uzandığı vaktidir.

Kadınların çığlığı çınlar Uzunoluk’ta,
Ve Maraşlı toplanır tek ruhta bir solukta.
Yüzüne tükürün nefretle hür dünyanın.

Kahveden ilk koşan Çakmakçı Sait’tir,
O, namus uğruna vurulan ilk şehittir.
Ruhunu melekler kucakladı sessizce.

O ân bir şimşek çakar beyninde Sütçü ımam’ın,
Sütçü dükkânından, kapısına doğru koşar hamamın.
Karadağına mermi yerine kin doldurur.

Namus en kutsal emanettir onca,
ışte bu yüzden patlar o ihtiyar tabanca.
Devrildi Fransızlar, toprak kana bulandı.

Sütlerden ak alnını Hakka doğru kaldırır,
Tarih ürperiyorken, Sütçü ımam haykırır:
“Peçemize uzananı pençe olsa da kırarız.”

şair Hacı Ali Uyduran



Etiketler: 12 şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Günü Materyalleri, Maraş kurtuluş günü şiirleri, 12 şubat yazıları, Maraşın kurtuluş günü şiirleri, kahramanmaraş kurtuluşu dosyaları, kahramanmaraş kurtuluş bayramı, maraş çete bayramı kutlaması, Kurtuluş günü 12 şubat etkinlikleri, 12 şubat Kahramanmaraşın kurtuluş günü
 

Kunteper85

New Member
Kahramanmaraş'ın kurtuluş günü ıle ılgili Yazılar





Sütçü ımam kimdir ?
Fransızlar'ın Maraş'ı işgalinden kısa bir süre sonra olaylar başladı. Olaylar ilk anlarda küçük grubların karşılıklı sataşma ve atışmalarla yer yer meydana geliyordu.
Bu arada asıl adı Ali olan Sütçü Imam Uzunoluk caddesinin kenarında hem süt satarak geçimini sağlıyor, hemde ücretsiz olarak imamlık yapıyordu.
31 Ekim 1919 Cuma günü sabah olur olmaz, şehirdeki Ermeniler'in taşkınlık ve şımarıklıkları görülmeye başladı. Fransızlar'dan güç alan Ermeniler, şehre dağılarak önlerine gelen Türklere hakaret ediyorlar, Türk Milletinin örf, adet, gelenek ve görenekleri ile dinine dil uzatıyorlardı. Çeşitli mahallelerde yer yer olaylar patlak vermeye başladı. Fransız askerleri de bu duruma seyirci kalıyorlardı.
Fransız ve Ermeni askerler üçer-dörder kişilik grublar halinde çarşı-pazar ve mahalleleri dolaşıyorlardı. Türklerin bazılarını dövmelerinin yanında, Türk Milletini ve Türk Hükümeti'ni aşağılayıcı sözler sarfediyorlardı. Sataşma, dövme, yaralama gibi taşkınlıklarda yetmiyormuş gibi, sarkıntılık etmeye de başladılar.
Dinine, vatanına, milletine, ailesine, namusuna bayrağına, kitabına, şeref ve haysiyetine bağlı; başkalarının boyunduruğu altında yaşamaktansa, ölümü bile tercih eden Kahramanmaraşlılar adeta kükrediler. Fransız askerleri, Türklerin cesaret, azim ve kararlılığını henüz tanımıyorlardı. Fransızlar ve Ermenilerin bu taşkın hareketleri, Türklerin azim ve iradelerini artırıyordu. Türkler için artık tahammülü mümkün olmayan bir yere gelinmişti.

Bardağı taşıran son damla, Fransız askerlerinin Uzunoluk hamamından çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık etmeleri oldu.
Bir grup Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi'nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden birisi, hamamdan çıkan Türk kadınlarına saldırdı ve peçesini yırttı. "Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez" diyerek kadıncağıza sarılıp ilişmek istedi. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadında imdat istercesine bağırdı. Olayı Kel Hacı'nın kahvesinden gören Türkler dışarı çıkarak, askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, Ermeniler'e ihtarda bulunarak yollarına gitmelerini söylediler. Ermeniler kötü sözler sarfederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait orada kurşunla yaralandı ve şehit oldu. Gaffar Osman'da yaralandı. Bu sırada Ali Sütçü Imam, Karadağ tabancasını alarak dükkanından hızla olayın olduğu yere geldi. Silahını Ermeni askerlerinin üzerine boşalttı. ılk kurşunu atan Kahraman Sütçü Imam'ın silahı ile yaralanan Ermeni askeri arkadaşlarının yardımı ile kışlaya götürüldü. Yaralı asker bir gün sonra öldü. 1 Kasım 1919 tarihinde ölen Ermeni için büyük bir

cenaze töreni düzenlendi. Sütçü ımam ise Nalbant Bekir'den aldığı bir atla Bertiz'in Ağabeyli köyünde bulunan Beyazıt oğlu Muharrem Bey'in yanına gitti, Sütçü ımam Ermeni ve Fransızlar tarafından sürekli arandı. Bulunması için de Kahramanmaraş Hükümeti çok sıkıştırıldı.Bütün çabalarına rağmen Sütçü ımam bulunamadı.
Sütçü ımam'ın bu unutulmaz kahramanlığından dolayı halk adeta birbirine kenetlenerek kardeş oldu. Birlik ve beraberliğin engüzel örneği bundan sonra da yaşandı. Sütçü ımam olayı, Kahramanmaraş harbinde de yeni bir ışık, yeni bir zafer yolunu açmış oldu.
Fransız askerlerinin ölmesi, Fransızlarla Ermeniler arasındaki sıkı ilişkiyi daha da artırdı. Fransız asayişinin bozulmasına Türk düşmanı Ellik Ermenileri sebeb oldu. Çünkü Fransızlar; Türkler'in bukadar vatan ve namusuna sadakatla bağlı olduklarını bilmiyorlardı.
Olayların Gelişmesi:
Sütçü ımam hadisesinden sonra gözleri dönmüş Ermeniler, çılgınlıklarını artırmaya başladılar. Ermeniler sağa sola ateş ederek Zülfikar Çavuş oğlu Hüseyin'i şehit ettiler. Bu arada Türkleri öldürüp kadınlarını alacaklarını, camilerine çan takacaklarını söylemeye başladılar.
Gaziantep yolu üzerindeki Zeytinlikte Tiyeklioğlu Kadir isimli genci boğazlayarak burnunu ve kulaklarını kestiler. Tiyeklioğlu Kadir, Sütçü ımam'ın dayısının oğlu olduğundan, özellikle işkence sonucu öldürdüler.
1 Kasım 1919
Ermenilerin yaptıkları cinayetler artarak devam etti. şekerli mahallesinden Nasıroğlu Mehmet, arkadan kamalanarak Ermeniler tarafından haince şehit edildi. 14 Kasım 1919 günü yine, Çiçekli Mahallesindeki evinden komşusuna gitmekte olan Aşık Mustafa oğlu Ökkeş'i şehit ettiler.
Bu arada Kuyucak Kümbet, Çiçekli ve Haydarlı mahallelerinde toplanan Ermeniler, silahlanarak Türk askeri kıyafetlerinde olmak üzere Türkleri tek tek yakalayıp işkence etmeye başladılar. Maraşlıların gitgide sabrı taşıyordu.
8 Kasım 1919'da Adana'dan Kahramanmaraş'a bir tabur Tunuslu asker daha getirildi. Tunuslu askerler de şehre dağılmadan doğruca Fransız birliklerinin kışlalarına geldiler.
Bu sırada haberleşme telgrafla yapılıyordu. Telgraf makinalarından Türkler de gizlice yararlanıyorlardı. Türkler tarafından Cancık Mağarası'na yerleştirilen Telgraf makinası sayesinde Sarıgüzel, Maksutlu, Bertiz, Sarıçukur ve Kavlaklı köyleri ve Pazarcıktaki Kılıç Ali Beyle haberleşme sağlanıyordu.






Etiketler: 12 şubat Kahramanmaraş Kurtuluş Günü Materyalleri, Maraş kurtuluş günü şiirleri, 12 şubat yazıları, Maraşın kurtuluş günü şiirleri, kahramanmaraş kurtuluşu dosyaları, kahramanmaraş kurtuluş bayramı, maraş çete bayramı kutlaması, Kurtuluş günü 12 şubat etkinlikleri, 12 şubat Kahramanmaraşın kurtuluş günü
 

Kunteper85

New Member
Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Günü 12 şubat

Bayrak Olayı
26 Kasım 1919'da Osmaniye Askeri Valisi Guvarnör Andre Kahramanmaraş'a geldi. Fransız ve Ermeniler coşkun bir törenle Guvarnör Andre'yi karşıladılar. Ermeniler ellerinde Fransız bayrakları olduğu halde, "Yaşasın Ermenistan, Yaşasın Fransa" gibi sloganlar atarak Yüzbaşı Guvarnör Andre'nin şehre girişine eşlik ettiler. Ermeniler, Yüzbaşı Andre'nin gelmesinden iyice cesaret aldılar. Ermenilerin bu çılgın şimarıklıkları karşısında Kahramanmaraşlılar iyice coşmuş, şahlanmaya hazır hale gelmişlerdi.*Ermeni ve Fransız topluluğu Hükümet binasının önüne kadar geldiler. Yüzbaşı Andre kendisine ayrılan odaya girdi ve bayrak meselesi üzerinde talimat vererek, kaleye bundan böyle Türk Bayrağı'nın çekilmemesini istedi. Ermeniler Yüzbaşı Andre'yi ziyarette bulundular. Andre, o gün çeşitli ziyaret ve görüşmelerden sonra Hırlakyanlar'ın konağına gitti.
Ermeniler, Türklerin Guvarnör Andre'nin davetine gelmemelerine çok bozuldular. Bunu kendilerine göre; Türklerin bir hakareti saydılar. Türk Bayraklarının indirilerek, yerlerine Fransız bayrağının çekilmesinin düşüncesi her tarafa yayıldı. Fransızlarda bu anı düşünüyorlardı. Fransız komutanının emri ile hükümet konağındaki Türk bayrağı indirildi, ama Kale'deki Türk Bayrağı dalgalanıyordu. 0 gece Ermeni Hırlakyan'ın evinde Guvarnör Andre şerefine bir ziyafet ve eğlence yemeği tertiplendi. Yemek ve eğlence esnasında Hırlakyan'ın ilgi çekici ve güzel iki torunu olan Virjini Helena ve Victor geceye renk katıyordu. Yüzbaşı Andre Virjini Helena ile tanışarak, onu dansa davet etti.

Virjini Helena "Aziz şerefine dansetmek isterim, ancak, ne Fransız ne de Ermeni bayrağının bulunmadığı bir yerde dans etmeyi sevmem. Kahramanmaraş Kalesinde Türk bayrağı yerine Fransız bayrağı gördüğüm zaman olur" diye dans tek­lifini reddetti. Virjini Helena'nın bu dişi yılan sözüne kulak veren Andre, askerlere emir vererek, kaledeki Türk Bayrağı'nın indirilmesini istedi. 0 sırada kalede 5 Türk ihtiyat askeri vardı. Kaledeki diğer tüm asker Fransız olduğundan, Türk askerleri ses çıkaramıyorlardı.
27 Kasım 1919 Perşembe günü gece yarısı, Türk Bayrağı Kahramanmaraş Kalesinden indirilerek bir kenara bırakıldı.
28 Kasım 1919 Cuma günü Kahramanmaraşlılar kaledeki Türk Bayrağının indirilmiş olduğunu gördüler.
Kalenin yakınında evi olan Kısakürekzadelerden Avukat Mehmet Ali Bey, olayı görür görmez, hasta yatağında hemen bir bildiri hazırlayarak çoğalttı. Sabah namazında bütün camilere ulaşan bildiri okundu ve Kahramanmaraş'a bir anda yayıldı.
Halk bu durumdan bir anda çok tedirgin oldu. Duyan herkesin tüyleri kabardı ve halk adeta şaşkına döndü. Adeta patlama noktasına gelen Kahramanmaraşlılar bir işaret bekliyorlardı.
Halkın Heyecanını Artıran Duyuru:
"Ey Necip Osmanlı Milleti, vaktine hazır ol.
Binüçyüz seneden beri Hz. Allah'ı ve Peygamber-i zişanını hizmetinle razı ettiğin bir din ölüyor.
Yani ecdadının kanı pahasına fethettiği bir kalenin burcundaki alsancağın, bugün Fransızlar tarafından indirilip yerine kendi bayrağı konuldu.
şimdi acaba yerine koyacak, sende birkaçyüz illam gayreti hiç mi yok?
Karışıklık arzu etmeyelim yalnız pürvakar ve azametli olarak o alsancağımızı geri yerine koyalım. Tekrar kemal-i muhabbetle yerlerimize dönelim. Korkma, korkma seni buradaki birkaç Fransız kuvveti kıramaz. Sen mütevekkilen Allah'a mevcudiyetini gösterecek olursan, değil birkaç Fransız kuvveti hatta bütün Fransız milleti kıramaz buna emin ol"
Bu bildiriyi okuyan ve duyan Kahramanmaraşlılar akın akın Ulucami'ye toplanmaya başladılar.
Namaz vakti geldi.
Ezan okundu.
1000 civarında bulunan Cemaat Namaz'ın sünnetini kıldıktan sonra, Ulu Camii imamı Rıdvan Hoca minbere çıkarak hutbeye başladığı sırada dışarıda bir gürültü koptu. şerbetçioğlu Mehmet "Sancağı çıkarın" diye bağırırken gürültü içeriden duyuldu. ıçerde de "Bayraksız namaz kılınmaz" sesleri işitildi.
Buna Rıdvan Hoca'nın "Hürriyeti olmayan bir milletin Cuma Namazı kılması caiz değildir" sözü de eklenince, cemaat minberdeki sancağı alarak dışarı çıktı. Bu sancağın altında toplanan insan seli kaleye doğru akarken, yerinden gidemeyen ak sakallı bir yaşlı dede de "Haydin Babam, vatan kavgasıdır, Din kavgasıdır bu" diyerek Kahramanmaraşlı cemaati dahada coşturdu. Kalede bulunan Fransız jandarmaları, silahlı bir çatışmayı göze alamayarak arka kapıdan kaçtılar. Tekbir ve tevhit sesleriyle kaleye ilk ulaşanlardan Zalhocaoğlu Osman (Osman Erşan ), bir kenara atılmış olan Türk Bayrağı'nı hürmetle öpüp başına koyduktan sonra tekbir sesleri arasında onu eski yerine astı. Bazılarının beraberinde getirdikleri bayraklara gerek kalmamıştı. Cuma namazı toplu olarak Bayrağın

gölgesinde eda edildi. Birkaç el silah atılarak bayrak selamlandı ve sevinç gösterisinde bulunuldu. Kin ve nefretten ağlamayı unutmuş olan gözlerden sevinç gözyaşları akıyordu. Mahalle evlerinin pencerelerinden bu muhteşem olayı izleyen Türk kadınları ve çocukları da sevinçten gözyaşlannı tutamadılar. Bu arada bütün Ermeni ve Fransızlar, Türk'ün bu azim ve kararlılığı karşısında şaşırıp kaldılar. Dirençleri tamamen kırıldı.

Kaleye çekilen Türk Bayrağı Kahramanmaraşlıların heyecanını yatıştırmaya yetmedi. Halk heyecan içinde hükümet konağının önüne geldi. Orada Mutasarrıf Ata Bey ve Guvernör Andre ile karşılaştılar ve onlarla tartışmaya başladılar. ışte bu sırada Guvernör'ün Ermeni tercümanı Vahan söze karışarak "Bir bez parçası için bu kadar gürültü çıkarmaya ne lüzum var" deyince halk hiddetle tercümanın üzerine yürüdü. Bunun üzerine Guvernör'ün Yaveri ıshak kamasını çekerek halka hücum etti. Kayabaşı Mahallesi'nden Nacar Ahmetoğlu Mehmet yaverin bir şey yapmasına fırsat vermeden elindeki kamayı aldı. Kocabaş Hacı Nacioğlu Mahmut da yaveri bir güzel dövdü. Guvernör Andre silah kullanmamaları için Fransız Jandarmalarına emir verdi ise de Türk
jandarmaları ellerini daha çabuk tutarak süngü taktı ve vuruşmaya hazır oldu. Mutasarrıfın müdahalesi ile o an için vuruşma önlendi. Bu olay Fransızları hem sinirlendirdi hem de daha tedbirli olmalarını sağladı.
Ertesi gün dükkanlar, çarşı ve pazar açılmadı. Guvernör yanına tercümanını da alarak sokağa çıktı. Amacı şehri dolaşarak Türklerle konuşmak, halkın nabzını yoklamak ve kamuoyunu sakinleştirmekti.
Nakip Camii önüne geldiğinde Aşıklıoğlu Hüseyin adındaki gençle karşılaştı.
Aralarında özetle şu konuşma geçti:
Guvernör Andre:
"Bir bez parçasından başka bir şey olmayan bayrak için dün bu kadar gürültü yaptınız. ıstesem hepinizi yok edebilirdim, yapmadım. Yarın top tüfek kullanacak olursam ne yaparsınız?
Çoluk çocuğunuza acımıyor musunuz?"
Aşıklıoğlu Hüseyin:
"Ben anamdan doğdum kalede bayrağımı gördüm. Ölünceye kadar da göreceğim. Biz bütün Türkler böyleyiz. Onu görmemek için ya kör olmak ya da ölmek lazım. Kör değilim. O halde onu görmezsem öldüm demektir. Hem bilir misiniz, bayrak için ölmek bizde şehit olmaktır ve en büyük şereftir. Yalnız ben değil, küçük-büyük, kadın-erkek bütün Kahramanmaraşlı Türkler, her Cuma sabahı uyanınca ilk önce kaleye bakar, bayrağımızı görürüz. Yaşadığımızı anlar ve Allah' a şükrederiz. Sen bizi topla tüfekle susturacağını sanma. Bir gün senin silahlarınla karşılaşacak olursak, biz çoluk çocuğumuza top tüfek sesi duyurmayız. Önce onları biz öldürürüz, sonra evlerimizi ateşe veririz.

Arkamızda bekleyenimiz, ağlayanımız kalmadıktan ve şehir külolduktan sonra da karşına çıkarız. O zaman istersen bütün dünyanın silahlarını getir, bizi ölümden korkutamazsın............
Aşıklıoğlunun bu konuşması daha sonra mücadele parolasının kaynağı olacaktır.

"Maraş bıze mezar olmadan, Düşmana gülzar olamaz"
 

indirimler | replika saat | kurumsal SEO danışmanı | replika saat

Türkiye'nin en güncel kişisel sağlık sitesi WMAL.NET ile hastalıklara çözüm bulabilirsiniz. Kür tarifleri, güzellik ve bakım alanlarında profesyonel makalelerimizi inceleyebilir, saç dökülmesi, saç ekimi ve diğer operasyonlarla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. 

Türkiye iş ilanları
Üst